3 Şubat 2017 Cuma

BİZANS İMPARATORUN TAÇ GİYME TÖRENİ

       Roma imparatorlarının taç giyme töreni basitmiş. İmparatora tacını üst düzey devlet adamı takarmış. İmparator; halkın, ordunun önünde  bir kalkanın üzerinde havaya kaldırılırmış.İzleyenler tezahürat yaparmış. Bu, imparatoru kabul ve onaylama için yeterliymiş. Konstantinopolis'i imparatorluğun 2.başkenti yapan Konstantin de (4.yy.)  bu şekilde imparator ilan edilmiş.
      5.yy. da Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasından sonra I.Leon uygulamayı değiştirmiş. Tacını  Konstantinopolis Patriği takmış. Sonraki imparatorlar da bu uygulamayı benimsemişler. 6.yy.da Justinianus'tan itibaren tören Ayasofya'da yapılmış.
     Ayasofya'da taç giyme töreni için bir kısım mevcut. Kilise döşemesi beyaz mermerdir. Tören kısmı ise porfir (bana kalırsa koyu pembe renkte) ve brej (kesinlikle yeşil) mermerlerle oluşturulmuştur. Tören sonraları gitgide daha ayrıntılı ve görkemli yapılmaya başlanmış. 10.yy.da VII. Konstantin Porphyragenetos "Törenler Kitabı"nda taç giyme törenine ayrıntılarıyla yer vermiş.Çünkü törene kimlerin katılacağı, hangi sırayla nerede duracağı, ne giyeceği, ne yapacağı vs kesin olarak belirlenmiş.
     Törenden önce imparator bir bağlılık yemini imzalarmış.
     Patrik tacı takmadan önce Ayasofya'da toplananlar tezahürat yaparken dua okunurmuş. Daha sonra imparator çoğunlukla altın olan tahta otururmuş. Orada bulunanlar mevkilerine uygun bir sırayla tahtın önünden geçerken eğilip saygılarını sunarmış.
     9.yy.dan itibaren tüm Hristiyan krallar Bizans'ın geleneklerine uygun taç giyme törenini uygulamaya başlamışlar.
      Bizanslılar imparatorlarına kutsal kişiler kadar saygı gösterirlermiş. Bu sebeple  resimlerde hale ile gösterip, 13.havari diye adlandırıyorlarmış. Sarayına, kutsal saray diyorlarmış.
      Çok geniş olan tahtın sol tarafına oturuyormuş. Sağ taraf Hz.İsa'ya adandığı için o tarafa bir İncil konuluyormuş.
     Bunların büyük kısmı Tamara Talbot Rice'ın Bizans'ta Günlük Yaşam adlı kitabından öğrendiğim bilgilerin aklımda kalanları. Göçebe Yayınları'ndan çıkmış güzel bir kitap. Tabii yazar konuyu ayrıntılı ve keyifli yazmış, alınıp okunması gerek Fu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder